|
Birbirini tanımayanlar üretime nasıl katkı yapar? |
|
Tuesday, 30 November 2010 |
|
Geçen hafta Youtube'da Elephants Dream isimli kısa animasyon filmini izledim. Bu film, Blender 3B grafik tasarım ve animasyon programı ile tamamen gönüllü olarak geliştirilen ilk animasyon çalışması. Film, Blender ürününü test etmek ve açık kaynak kodlu uygulamaların geldiği noktayı göstermek amacıyla tasarlanmış ve üretilmiş. Yapımı için 120.000 Euro harcanmış. Sadece 10 dakika süren filmin hazırlanması bir yıl sürmüş ve bu ortak çalışma Hollanda'daki Medya ve Sanat Enstitüsü'nde tamamlanmış. İlginç bir başka not daha: Film “açık” olduğu için, filmin tüm verilerini kendi sisteminize indirip, senaryosunu değiştirebiliyor, içeriğini düzenleyebiliyor, karakterler üzerinde oynama yapabiliyorsunuz. Filmin yayın yönetmeninin de bir Suriyeli olduğunu ayrıca not düşelim. Artık işleri imece usulüyle yapmak, bunu yaparken de “open source – açık kaynak” deyimini kullanmak moda oldu. Örnekleri mi? Open Source Car projesi, açık kaynak yazılım prensipleri ve kuralları kullanarak bir elektrikli araba yapıyor. Open Source 3D Printer projesi, herhangi bir üç boyutlu objeyi plastik döküm yöntemiyle prototipleştiren bir ürünü geliştiriyor. Open Source Coke , Open Source Beer , Open Source Mobile Phone (openmoko), hemen hepsi ilk defa okunduğunda amacı ve hedefi belli olan projeler. Telekom sektöründeki arkadaşların ilgisini çekebilecek bir proje de, Open Base Transceiver Station. Bu projeyle, GSM protokolü tamamen yazılım kullanılarak gerçeklenmiş, dolayısıyla bir operatöre ihtiyaç duymadan, standart bir cep telefonu kullanarak kendi telefon şebekenizi oluşturabiliyorsunuz. Bu projelerin tamamının ortak özelliği, tüm yapım ve geliştirme süreçlerinin açık olması. Sayfalarında bulunan şematik, tasarım, kod, donanım ve diğer örnekleri kullanarak ve izleyerek siz de kendi evinizde araba (!), cep telefonu, yeni bir film, bira ya da kola yapabiliyor ya da kendi telekom firmanızı kurabiliyorsunuz – kimseye yakalanmadan. Bu modeli kimsenin bilmediği 1959'lu yıllarda Ben-Hur'u çekmek 15 milyon dolara mal olmuş, 3.5 saatlik film sahnesi 1.4 kilometrekareye yayılmış, yapımında 3500 kişi çalışmış. Toyota'nın ilk 45 beygir gücündeki otobüs modelini gerçekleştirmek 2500 kişinin 2 yıllık çalışması sonucunda olmuş. Uzun sözün kısası, tek başına üretimin mümkün olmadığı yerde, aynı hedef uğruna çalışan yeteri kadar kişi bulabilirseniz, hedeflerinizi de kolayca gerçekleştirebilirsiniz. İnternet bunun sayısız örnekleriyle dolu. (Bu yazı Bilgi Çağı dergisinde yayınlanmıştır) |
|
|
Paylaşımcı geliştirme ortamlarının yükselişi |
|
Monday, 27 September 2010 |
|
(Bu yazı 27.09.2010 tarihli Bilgi Çağı dergisinin blog köşesinde yer almıştır ) Son zamanlarda yapılacak iş ne kadar küçük olursa olsun, bunun birden fazla kişi tarafından tamamlanması, en azından bir kişinin denetleyici rol üstlenmesi sıkça karşılaşılan bir durum. Yeteri kadar beklenildiği zaman, iki veya daha fazla kişinin birbiri ardına aynı görev üzerinde çalışmaları sonucunda bir denge oluşması ve nihai kararın iki kişi arasında fikirbirliğiyle verilebilesi mümkün. Öte yandan, paydaşların ve konunun, durumu bir çıkar çatışmasına kolayca dönüştürecek olması da olanak dışı görünmüyor. Bunu anlayabilmek için aşağıdaki soruların yanıtlarını, başlarına “benzer zamanlarda” ifadesini getirerek bulmaya çalışalım.
1. Bir Türk ve bir Yunanlı, Kıbrıs konusunda bir makale yazmaya başlasalardı, ne olurdu? 2. Sonuç odaklı bir yazılımcı ile görsel tasarımın ortalamanın üstünde olmasını isteyen bir tasarımcı, aynı projenin gereksinimlerini ortaya çıkartmak için bir araya gelselerdi, ne olurdu? 3. Bir pragmatist ile teorisyen bir firma kurmak için şirket anayasasını belirlemek, şirketin iş modellerini ortaya koymak isteselerdi, ne olurdu? 4. Filmin sonucuna karar veremeyen iki editör, aynı videoyu düzenlemek isteselerdi, ne olurdu? Eminim defalarca başınızdan geçmiştir bu örnekler. Masa başında uzlaşmaya varmak, gerekiyorsa iki adım geriye gitmek mümkün, ancak internet ortamında, kimi zaman asenkron bir çalışma ortamında bulunarak yeşil bayrağı yakalamak her zaman kolay olmayabiliyor. Yazılım geliştirmek için sessiz bir ortamı tercih eden geliştiriciler, son zamanlarda işte bu “dağıtık ama bütünleşik” ortamların varlığına şahit olmaya başladılar. Geliştiricilerimiz fiziki olarak birbirlerinden ayrı olsa da, hepsini tek bir odadaymış gibi gösteren, sürekli o “iş ekosisteminin” içinde bulunmalarını sağlayan uygulamalarla karşılaştılar. Bu uygulamaların en önemli özelliklerinden birisi de aynı anda düzenlemeyi olanak vermesi. Bir kod parçasını örnek verelim: Aynı anda iki kişi bu kodun birbirinden bağımsız parçalarını düzenleyebilir. Geniş çaplı bir uygulamada, coğrafi olarak dağıtık grupların bu şekilde çalışabilmesi, kimin hangi dosyanın hangi noktası üzerinde değişiklik yaptığını da kolayca belirlenmesine imkan kılar. Google bu niyetle zamanında Etherpad'i satın alıp, önemli bileşenlerini hem Docs & Spreadsheets, hem de Buzz'da kullanmıştı. İkisi de geliştiricilere çokça hitap etmese de, aynı anda dosya düzenlemeye imkan verme açısından bu alanda önemli bir mihenk taşı oldular. Docs & Spreadsheets yoluna son hız devam etse de, Buzz, geçtiğimiz Ağustos ayında kullanıcılardan yeterli desteği göremediği için kapandı. Ancak hala geliştiricilere yönelik tam kapsamlı, dağıtık ama aynı anda kod geliştirmeye imkan veren bir geliştirme bir ortamın varlığından söz etmek mümkün değil. Kodun gerçek zamanlı olarak birden fazla kişi tarafından düzenlenebildiği, sürüm denetimi yapılabilen, renklendirme özelliğine sahip, mümkünse Gtalk gibi hızlı bir iletişim ortamını bütünleşik destekleyen, küçük notlar alınabilen, tercihan kendi içinde bir wiki'si olan, yine tercihan bulut ortamında çalışan çevrimiçi bir yazılım geliştirme ortamı -henüz- geliştirilmedi. Son paragrafta yazdıklarımı bir iş fikri olarak kabul edebilirsiniz! :) |
|
|
Social News Turkey röportajı |
|
Monday, 05 April 2010 |
|
Melih Bayram Dede tarafından hazırlanan teknoloji haberleri platformu Social News Turkey 'in, 30 Mart tarihinde benimle yaptığı röportajı bu adresten okuyabilirsiniz. |
|
|
Friday, 22 January 2010 |
|
1. Pardus 2009.1 sürümü, "Chemnitz Linux Days " kapsamında Andreas Jürgens ve bir arkadaşı tarafından tarafından tanıtılıyor olacak, yakınlarda olursanız seyredin. Andreas, Pardus için Google Earth ve Picasa3 paketlerini hazırlayan ve dağıtan kişi, aynı zamanda. 2. Nokia, CES 2010'da Qt ve HTML5 teknolojilerinin demosunu yaptı. Yakında gömülü cihazlarda HTML5 desteğini göreceğiz gibi duruyor. Paralelde, Youtube da sayfalarında HTML5 desteğini (kısmen) duyurdu. Bu desteğin halen Firefox, Opera ve Safari ile beraber geldiğini de hatırlatalım. 3. Bir kaç yıldır Java, PHP, Apache, MySQL, Linux ve benzeri özgür/açık kaynak kodlu yazılım bileşenleri üzerinde çalışanların nitelik ve niceliğinin artmasına paralel olarak sektör de bu konularda eleman talep etmeye başladı. Linux-İK listesine Aralık ve Ocak ayında gelen iş ilanlarına göz atmanızı öneririm, özellikle bu alanda yeni fırsatları değerlendiriyorsanız.. 4. OpenOffice.org Türkiye'nin çağrısı üzerine gelen 15 kadar başvuru Ayten Gülen tarafından değerlendiriliyor. Bu arada Delta Hospital , 60 bilgisayarında OpenOffice.org kullanmaya başladığını belirtti - hastanenin idari direktörü Nihan Üner, OpenOffice.org 1.0 sürümünden beri, yani yaklaşık 7 yıldan bu yana, işlerini OpenOffice.org ile yaptıklarını da ekledi. |
|
|
VESTEL, akıllı TV'lerini geliştirmek için takım arkadaşı arıyor |
|
Tuesday, 29 December 2009 |
|
VESTEL bünyesinde geliştirilen IP tabanlı akıllı televizyon projelerinin ihtiyaç duyduğu sunucu yazılımlarının tasarım ve geliştirme çalışmalarında yer alacak, test ve bakım çalışmalarına destek olacak eleman(lar) aranıyor.
Uzman yazılım mühendisi: - Mühendislik fakültelerinin elektrik, elektronik, bilgisayar veya matematik bölümlerinden mezun olmak
- Yazılım geliştirme araç ve yöntemleri konusunda bilgili olmak (en az üç yıl bu araç ve yöntemleri kullanmış olmak)
- Web teknolojileri konusundaki deneyim ve bilgi birikimi (daha önceden bu teknolojileri kullanarak birden fazla sayıda proje yapmış olmak)
- Java programlama dilinde bilgili olmak (en az üç yıl bu dillerden biriyle geliştirme yapmış olmak)
- Veritabanı programlama ve yönetimi konularında bilgi sahibi olmak
- Tercihen ağ protokolleri ve çokluortam formatları konusunda bilgili olmak
Yazılım mühendisi:
- Yazılım geliştirme araç ve yöntemleri konusunda bilgili olmak (okulda alınan dersler ve yapılmış olan projelerdeki deneyim yeterli olabilir)
- Web teknolojileri konusundaki deneyim ve bilgi birikimi (Daha önceden bu teknolojileri kullanarak bir yada birden fazla sayıda proje yapmış olması tercih edilir)
- Java programlama dilinde bilgili olmak, tercihan bu teknolojilerle daha önceden projeler yapmış olmak
- Veritabanı programlama ve yönetimi konularında bilgi sahibi olmak
Test mühendisi: - Sunucu yazılımlarının (web, database, gb) test yöntemleri ve araçları konusunda bilgili olmak (okulda alınan dersler ve yapılmış olan projelerdeki deneyim yeterli olabilir)
- Web teknolojileri konusundaki deneyim ve bilgi birikimi
- Java programlama dilinde bilgili olmak
- Veritabanı programlama ve yönetimi konularında bilgi sahibi olmak
- Tercihen ağ protokolleri ve çokluortam formatları konusunda bilgili olmak
Tüm adaylarda askerliğin en az 1.5 yıl tecilli olması gerekmektedir. İş yeri Maslak, İstanbul'dur. İlgilenenler CV'lerini yalcin.toprakci {@} vestel.com.tr'e iletebilir. |
|
|
Google's meaning of "open" |
|
Sunday, 27 December 2009 |
|
A Google employee (Jonathan Rosenberg, Senior Vice President, Product Management) shared his thoughts what "openness" means to Google. His blog post starts from the history of open source through skills, culture and power of open innovation. He digs more into the value of information in terms of transparency and control. Google had negative attitude in the past for MPL and AGPL, and Jonathan's recap of meaning of openness gives a clear guidance to Googlers in the near future. Read more at http://googleblog.blogspot.com/2009/12/meaning-of-open.html |
|
|
Started to run a European project, now what? |
|
Tuesday, 15 September 2009 |
Running a FP project needs dedication and time. Here are 8 things to do for your EU project web page. 1. Do not use cryptic words. In the spirit of web 2.0, more and more organizations use clean, crisp and right-to-the-point words to attract visitor. People surfing your web will look at the parts where they'll see the real benefit. If you cannot show them things you offer in 10 seconds, they'll be lost. 2. Exploit social media opportunities: More and more companies use social media marketing to provide traffic and visibility for their products and services. While you may not directly have a tangible output for your project the first year, provide clean messages about what you are working on. Search for "social media marketing facebook twitter" on Google and start reading. You'll be amazed of what you've discovered! 3. Be appealing: Do spend some money to design your web page. Use a content management system (CMS), document management and repository system and possibly other backoffice applications to serve meaningful data to your visitors. For example, your CMS might be used to show the latest files on the front page, uploaded to a public document management interface. 4. Don't make your visitor think: Probably your project is based on a high degree of quality research, and innovation is key factor that makes your proposal a clear winner. However, most visitors will be interested in the real outcomes of the project, instead of hardly understood academical-style writings with references. Be simple. 5. Analyze web page stats periodically: Since publicity and awareness should be number one priority for your web page, use Piwik or Google Stats to analyze the traffic towards your web page. This will provide you and your partners with detailed reports on your website visitors, including the search engines and keywords they used, their language and your most popular pages. You'll also be able to see which pages have worst performance, too. Remember, you can't improve what you can't measure. 6. Use Google adwords: You've designed your web page, put every detail but you only receive few clicks per day, which is an ultimate disappointment. Each month you provide a visitor traffic status to your partners, but without using internet wisely, nobody will be able to see your achievements. 7. Provide leaflets online: Working with a professional designer, and/or a nowadays-very-popular-web 2.0-services, design brochures and leaflets showing what you are doing, your aims, project partners and a visible contact point. 8. Buy me a beer. Last but not least: Call 5 deadline is approaching. Hurry up! |
|
|
First free multi-touch technologies book is published |
|
Tuesday, 02 June 2009 |
|
NUI Group has released the first version of NUI Group community book “Multi-Touch Technologies”. With contributions from 18 professionals and academics with over 50 figures and 100 pages, the “Multi-touch Technologies” book provides a wealth of practical and theoretical information and a fresh perspective in the field of multi-touch. Being the first publication in its domain, authors ave ensured that this revison contains new information, insights, latest esearch and practice in an accessible manner. This book covers areas including but not limited to: - Different methods and tools to build a multitouch system
- How multi-touch systems work
- Challenges in user interaction, design and experience
- Open source applications, frameworks and libraries
ISBN: 978-0-578-03156-9 Get your copy here! |
|
|
Pardus mentioned on python.org |
|
Monday, 01 June 2009 |
|
Some of you probably know that Pardus project uses Python extensively in many of its subprojects, i.e installer, network manager, user manager and such. Python project has mentioned the article "Speeding up Linux: One step further with Python " written by Gürer and me, which is mainly started and halfway finished on our return way from Ankara to Istanbul right after the 6th Linux and Free Software Conference: Among the high level languages, Python seemed to be the best choice, since we already use it in many places like package build scripts, package manager, control panel modules, and installer program YALI2. Python has small and clean source codes. Standard library is full of useful modules. Learning curve is easy, most of the developers in our team picked up the language in a few days without prior experience. -- Pardus Linux developers Gürer Özen and Görkem Çetin
The quote was online last week, and apparently overwritten with other quotes now. |
|
|
The potential impact of Sun-Oracle on MySQL, and its partners |
|
Monday, 27 April 2009 |
|
Yet another opinion blog, this time from 451 CAOS Group. It grabbed my attention due to fact that I share most of Matthew's comments here, while he keeps a good level of interactivity as he previously does with most of his entries. Read it here . |
|
|